
HABER MERKEZİ – İHD, 30 kentte cezaevlerinde artan ölümlere ve hasta tutukluların sağlık hakkına erişimde yaşadıkları sorunlara dikkat çekmek için “Yaşamı savunuyoruz” nöbeti başlattı. İnsan Hakları Derneği (İHD), son dönemde artan ölümler ve hasta tutukluların sağlık hakkına erişmesinde yaşadığı sorunlara dikkat çekmek amacıyla şube ve temsilciliklerinin bulunduğu 30 kentte, “Yaşamı savunuyoruz” nöbetini gerçekleştiriyor. Ziyaretlerle […]

Gün boyunca nöbet eylemini ziyaret eden kurumlar ise şöyle: “Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, HDP Adana Milletvekili Kemal Peköz, HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, HDP Muş Milletvekili Şevin Coşkun, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi(SYKP), HDP Ankara İl Örgütü, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Ankara, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası(SES) Genel Merkez, SES Ankara Şube, Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu(KESK) Genel Merkez, Devrimci 78’liler Federasyonu, Ankara Kadın Platformu, Halkevleri, EMEK Partisi ( EMEP)Ankara İl örgütü, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Ankara ve Mersin Şube, HDP Hukuk Komisyonu, HDP Genel Merkez, Ankara Tabip Odası (ATO), Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şubesi, Alınteri, KESK Şubeler Platformu Ankara Temsilciliği, Çağdaş Hukukçular Derneği(ÇHD), Halkın Hukuk Bürosu(HHB), Türkiye İşçi Partisi (TİP).”
DERSİM
İHD Dersim Şubesi, hasta tutukluların sağlık sorunlarına dikkat çekmek amacıyla dernek binalarında “yaşamı savunuyoruz” nöbeti başlattı. Nöbete, İHD yöneticilerinin yanı sıra Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dersim Milletvekili Alican Önlü, HDP İl Eşbaşkanları, Emek Partisi (EMEP) İl Başkanı katıldı. Nöbet eyleminin yapıldığı salona “Hasta Mahpuslar Serbest Bırakılsın” pankartı asıldı. Hasta tutuklulara ilişkin yapılan basın açıklamasını İHD Şube Eşbaşkanı Gönül Sonbahar okudu. Sonbahar, cezaevlerinde tutulan hasta tutukluların bir an önce tahliye edilmesine yönelik çağrıda bulundu.
Açıklamanın ardından konuşan HDP’li vekil Alican Önlü, İHD’nin başlattığı “yaşamı savunuyoruz” nöbetini anlamlı bulduklarını söyledi. İktidar tarafından tutukluların en vicdani haklarının bile “gasp edildiğini” ifade eden Önlü, “Toplum esir alınmak isteniyorsa her zaman ilk önce zindanlardan başlanır. Çünkü en direngen kesim zindanlardadır. Şuan ise zindanlarda tüm hak ve talepler gasp edilmiştir. Şuan cezaevlerinde müdahale edilmesi gereken en önemli unsurlardan biri de hasta tutsaklardır. Çünkü cezaevleri yaşanılabilir alanlar değildir” şeklinde konuştu.
İSTANBUL
İHD İstanbul Şubesi, tutukluların ölüme sürüklenmesine ve giderek artan sağlık hak ihlallerine ilişkin, Beyoğlu’nda bulunan dernek binalarında 1 günlük “Yaşamı savunuyoruz” şiarıyla nöbet etkinliği ve forum düzenledi. Nöbet eylemine İHD Eşbaşkanı Eren Keskin, Hakların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilleri Musa Piroğlu, Züleyha Gülüm, Oya Ersoy ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun yanı sıra pek çok sivil toplum örgütü temsilcisi de destek verdi. Salona, “Yaşamı savunuyoruz” pankartı asılırken, cezaevinde ölüme sürüklenen Mehmet Ali Çelebi ve Halil Güneş’in fotoğrafları asıldı.
‘TECRİT ÖLDÜRÜYOR’
Etkinlik İHD Eşbaşkanı Eren Keskin’in konuşmasıyla başladı. Cezaevlerinde hasta tutuklulara düşman hukuku uygulandığını belirten Keskin, “İnsan hakları haftasında Garibe’nin ölümü ile karşılaştık. Tecrit öldürür diye sokaklarda haykırırken tecrit politikalarından mahpuslar yaşamlarını yitiriyor. 5 mahpus Garibe’den sonra yaşamını yitirdi. Bu anlaşılır bir şey değil” dedi.
DAYANIŞMA VE DUYARLILIK
Ardından söz alan CHP’li Sezgin Tanrıkulu ise ülkenin içinde bulunduğu durum yüzünden cezaevlerine karşı duyarlılığın kaybedildiğini söyledi. Tanrıkulu, “AKP temel değerlerden ve vicdandan yoksun hale geldi. Türkiye cezaevlerinde düşman ceza hukukunun ötesinde bir hukuk uyguluyor. Bir çok arkadaşımız bu hukukla içeride tutulmaya devam ediyor. Tüm herkesi bu konuda dayanışmaya ve duyarlılığa davet ediyorum” diye belirtti.
‘KAZANAN BİZLER OLACAĞIZ’
Daha sonra söz alan HDP’li Oya Ersoy ise “Türkiye tarihi cezaevlerinin zulüm ve mücüdale tarihinin gerçekliğidir. Dışarıda ne zaman nefes alamaz hale geldiğinde cezaevlerinde hep katliamlar oldu. Cezaevlerinde mahpusların yaşamlarının garanti altına alınması gerekir. Bu ülkede suç işleyen tutukluları ölüme iten ve kasten öldüren iktidardır. Bu durum iktidarın intikamının boyutudur. Bizim mücadelemiz, eşitlik özgürlük herkesin hür yaşadığı bir ülkedir. Ama kazanan bizler olacağız” ifadelerini kullandı.
VİCDAN DEĞİL GELECEĞE SAHİP ÇIKMA ÇAĞRISI
HDP’li Musa Piroğlu de cezaevlerinin cehenneme çevrildiğini ve hasta tutukluların ölüme sürüklendiğinin altını çizdi. Piroğlu, “İktidar bilinçli olarak cinayet işliyor. Bunu iktidar dışarıdakilere mesaj vermek kontrol altına almak için yapıyor. Bu sadece cezaevleriyle ilişkili bir durum değildir, aynı zamanda toplumu sindirmek ve sinir damarlarını almak istiyor. İktidar tüm bunları bilerek yapıyorsa toplum iktidardan adalet beklemeyecek. Bu iktidar hakkı hukuku adaleti getirmeyecek beklemeyelim. Bu vicdan çağrısı değil toplumun geleceğine çıkma çağrısıdır. Farkına varılması gerekir” şeklinde konuştu.
‘SU SERPMEK GEREK’
Marmara Tutuklu Aileleriyle Yardımlaşma Derneği (MA-TUAYDER) Eşbaşkanı Esin Çelik ise, Cezaevlerindeki hak ihlallerinin dışarıya taştığını dile getirerek, “Bunun en yakın örneği Vedat Erkmen örneği. Erkmen katledildi. Ama yetmedi polisler cenazeyi Sakarya’ya kadar kaçırdı. Bu durum zulmün dışarıya yansımasıydı. Böylesi bir süreçte tutuklu ailelerinin kaygıları arttı. Bu annelerle dayanışmak ve yüreklerine bir su serpmek gerek” ifadelerini kullandı.
Eylem yapılan konuşmaların ardından serbest kürsü şeklinde devam etti.