
Gizli tanık ifadeleriyle ‘örgüt üyeliği’ suçlamasından 2019 yılında Urfa 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 25 yıl hapis cezasına çarptırıldıktan sonra Almanya’ya göç eden HDP’li Abdulkadir Oğuz hakkında Türkiye’ye iade kararı verdi Gazetemize Konuştu Abdulkadir Oğuz Urfa Birecik dogumlu. Birecik devlet hastanesinde bilgi işlem personeli olarak çalışıyordum nöbete gideceğim sabah 11 aralıkta 2012 tarihinde gözaltına alındım gizli […]
Gizli tanık ifadeleriyle ‘örgüt üyeliği’ suçlamasından 2019 yılında Urfa 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 25 yıl hapis cezasına çarptırıldıktan sonra Almanya’ya göç eden HDP’li Abdulkadir Oğuz hakkında Türkiye’ye iade kararı verdi
Gazetemize Konuştu Abdulkadir Oğuz Urfa Birecik dogumlu. Birecik devlet hastanesinde bilgi işlem personeli olarak çalışıyordum nöbete gideceğim sabah 11 aralıkta 2012 tarihinde gözaltına alındım gizli tanık ifadesi ile absürt telefon konuşmalarını {işte gel kahveye okey oynayalım demişim kahvenin adını saatini bildirmişim ona ragmen bu şifreli konuşma toplantı demek oluyor işte gel künefesine mi oynayalım dondırmasına mı demişim bunu bomba olarak eylem olarak şifreleyip gizli tanıgın çelişkili hiçbir somut beyana dayanmayan ifadesi üzerine tutuklandım Diyarbakır d tipi cezaevine gönderildim ve 2012 Aralık ayından 2014 Aralık ayına kadar tutuklu yargılandım daha sonra serbest bırakıldım.
Bonn mahkemesi tam 33 ay aradan sonra kararını açıkladı
Daha sonra HDP de siyasete devam ettim daha sonra devam eden mahkemeden 25 ocak 2019 da 25 yıl 3 ay ceza aldım ve ilkeyi terk etmek zorunda kaldım tabi bu kolay olmadı evli ve bir çocuk babasıyım ailemi işimi ve HDP’li olarak mücadele ettiğim alanı terk etmek zorunda kaldım önce Yunanistan a ordan almanyaya geldim ve siyasi sıgınma talebinde bulundum Nisan 2019 da başvurdum burdada yaşadığımız zorluklar bitmedi tabi burda almanya da tam 28 ay kamp hayatı yaşadım bamf Bonn mahkemesi tam 33 ay aradan sonra kararını açıkladı ve Red ve terk kararı verdi Red kararı nedeni benim politik olmadığımı kriminal oldugum u iddia etti ve Türkiye cezaevlerinde işkencenin olmayacağını cezaevi şartlarının iyi oldugunu yazdı. Sonra minden idare mahkemesine itiraz ettik ancak kısa sürede itirazın Red edildiğini ülkeyi terk etmeniz gerektiğini söylediler şimdi beni nerede Yakalarlarsa Türkiye iade edecekler

1951 tarihli Sığınanların Statüsü Hakkındaki Cenevre Sözleşmesine aykırı bulur
Kürt Mültecilerin Almanya’dan sınırdışı edilerek Türkiye’ye gönderilmelerinde, İHD’nin Alman ve Türk hükümetleri ile işbirliği yapması söz konusu değildir. İHD, işbirliği tekliflerini 1994 yılından bu yana geri çevirmektedir. Gerekçelerini, 1994, 1995 ve 1996 yıllarında Genel Başkan Akın Birdal ve Genel Sekreter Hüsnü Öndül tarafından pek çok kez, değişik eyaletlerden Alman yetkililerine bildirmişlerdir. İHD’nin konuya yaklaşımında bugün de değişiklik yoktur.
İHD, Kürt mültecilerin sınırdışı edilmelerini, 1951 tarihli Sığınanların Statüsü Hakkındaki Cenevre Sözleşmesine aykırı bulur. Bunun nedenlerini, Türkiye’nin anayasal ve yasal yapısında ve hak ve özgürlük alanındaki olumsuz pratiğinde aramak gerekir.
İHD, Türkiye’de, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin yaşam hakkını düzenleyen 2. maddesi, işkence ve onur kırıcı muamele yasağını düzenleyen 3. maddesi, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını düzenleyen 5. maddesi, adil yargılanma hakkını düzenleyen 6. maddesi açısından çok ciddi sorunlar bulunduğu düşüncesindedir. İnanç özgürlüğü, ifade özgürlüğü gibi Sözleşmenin 9. ve 10. maddeleri açısından da problemlerin bulunduğu bilinmektedir. İHD, ilkece, bu tür sorunların bulunduğu ülkelere iade işleminde bulunulmasını, iade eden ülke bakımından ihlal olarak değerlendirmektedir.
Cüneyt Yavuz