
Kayıp yakınları, İstanbul ve Diyarbakır’da yaptıkları eylemlerde 28 yıl önce Siverek’te kaçırılarak gözaltında kaybedilen Özgür Gündem gazetesi Urfa muhabirlerinden Nazım Babaoğlu’nun akıbetini sordu. Cumartesi Anneleri’nin açıklamasında konuşan abi Cemal Babaoğlu ve dosya avukatı Osman Baydemir, görgü tanıkları, nerede tutulduğuna dair bilgileri sunmalarına rağmen yargı sürecinin işletilmediğini belirtti, adalet sağlanana kadar mücadele edeceklerini vurguladı. Özgür Gündem […]
Kayıp yakınları, İstanbul ve Diyarbakır’da yaptıkları eylemlerde 28 yıl önce Siverek’te kaçırılarak gözaltında kaybedilen Özgür Gündem gazetesi Urfa muhabirlerinden Nazım Babaoğlu’nun akıbetini sordu. Cumartesi Anneleri’nin açıklamasında konuşan abi Cemal Babaoğlu ve dosya avukatı Osman Baydemir, görgü tanıkları, nerede tutulduğuna dair bilgileri sunmalarına rağmen yargı sürecinin işletilmediğini belirtti, adalet sağlanana kadar mücadele edeceklerini vurguladı.
Özgür Gündem gazetesi Urfa muhabiri Nazım Babaoğlu, haber takibi için gittiği Siverek’te 12 Mart 1994 tarihinde kaçırılarak gözaltında kaybedildi. Cumartesi Anneleri online olarak gerçekleştirdikleri 885’inci eyleminde ve Diyarbakır’da yapılan eylemde Nazım Babaoğlu’nun akıbeti soruldu.
BABAOĞLU: YARGI HAREKETE GEÇENE KADAR ADALET MÜCADELEMİZ SÜRECEK
Özgür Gündem gazetesi muhabiri olan kardeşi Nazım Babaoğlu’nun bir haber için Siverek’e gittiğini o günden bu yana haber alamadıklarını aktaran abi Cemal Babaoğlu, yaptıkları araştırmada kardeşinin Siverek Sulu Cami önünde gözaltına alındığını tespit ettiklerini söyledi.
Kardeşinin nerede, kimler tarafından gözaltına alındığına dair tanıklarıyla Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurduklarını anlatan abi Babaoğlu, yargının harekete geçmediğini belirtti. Abi Cemal Babaoğlu, “Biz aileler kayıplarımızla ilgili adalet arıyoruz. Kardeşimin akıbetini öğrenmek istiyoruz. Yargı harekete geçinceye kadar adalet arayışımız devam edecektir” dedi.
BAYDEMİR: NAZIM NEREDE DEMEYE DEVAM EDECEĞİZ
Babaoğlu ailesinin avukatı Osman Baydemir, 1990’lı yıllarda devlet eliyle oluşturulan karanlıkta insanların yargısız infazlara kurban gittiğini, köylerin yakıldığını, gözaltına kayıplar yaşandığını hatırlattı. Gerçeklerin karanlıkta kalmaması için özgür basın emekçilerinin büyük bir çaba harcadığını bunlardan birinin de Nazım Babaoğlu olduğunu söyleyen Baydemir, Siverek’te görgü tanıklarının anlatımı, gün, saat ve nerede tutulduğu bilgilerini savcılığa bildirmelerine rağmen devletin 28 yıldır sessizliğini koruduğunu vurguladı.
Baydemir, “28 yıldır devlet işlemiş olduğu suçu inkar ediyor. 28 yıldır devlet adına cinayet işleyen çete, devlet tarafından korunuyor. Ahtımız olsun ki Makbule ananın sorusunu sormaya devam edeceğiz. Adalet tecelli edinceye kadar devlet adına cinayet işleyenler, devlet adına taciz, işkence yapanlar, adli makamlara, adalete hesap verinceye kadar Nazım nerede Nazımlar nerede sorusunu sormaya devam edeceğiz” diye konuştu.
‘NAZIM’I ARAMAKTAN BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ SAVUNMAKTAN VAZGEÇMEYECEĞİZ’
Haftanın basın açıklamasını gözaltında kaybedilen Ferhat Tepe’nin kardeşi Ayşe Tepe okudu. 90’lı yıllarda devleti yönetenlerin “onlar gazeteci değil, militan” diyerek gazetecilere yönelik katliam, kaybetme saldırılarını örgütlediğine işaret eden Tepe, bu gazetecilerden birinin Nazım Babaoğlu olduğunu söyledi.
885. hafta açıklamasında iktidara ve adli makamlara seslenen Tepe, “Hukuk ve adalet sisteminde yarattığınız büyük tahribata son verin. Nazım Babaoğlu’nun akıbetinin açığa çıkartılması ve işlenen bu insanlığa karşı suçun bilinen şüphelileri hakkında etkin soruşturma ve kovuşturma yürütülmesini sağlama görevinizi yerine getirin” çağrısında bulundu.
Tepe, kaç yıl geçerse geçsin; Nazım Babaoğlu ve tüm kayıplar için adalet istemekten ve 186 haftadır yasaklanan kayıplar için buluşma mekanı Galatasaray’dan vazgeçmeyeceklerini duyurdu.
KAYIP YAKINLARI DİYARBAKIR’DA DA NAZIM’IN AKIBETİNİ SORDU
Kayıp yakınları, Diyarbakır’da Koşuyolu Parkı’ndaki Yaşam Hakkı Anıtı önünde 683’üncü kez bir araya geldi, 1994’te kaçırılarak kaybedilen Özgür Gündem gazetesi muhabiri Nazım Babaoğlu’nun akıbetini sordu.