Amed’deki eyleminin 725’inci haftasında

DIYARBAKIR – İHD ve kayıp yakınları, Amede “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” eyleminde gözaltında kaybettirilen Mehmet Özdemir  akıbetini sordu.   Kayıp yakınları ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed  şubeleri, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” eylemlerinde gözaltında kaybettirilen Mehmet Özdemir ile İsmail Bahçeci’nin akıbetini sordu. Amed’deki eyleminin 725’inci haftasında Rezan (Bağlar) ilçesinde bulunan Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı […]

Amed’deki eyleminin 725’inci haftasında
Amed’deki eyleminin 725’inci haftasında
Cuneyt Yavuz
  • Yayınlanma31 Aralık 2022 16:10
DIYARBAKIR – İHD ve kayıp yakınları, Amede “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” eyleminde gözaltında kaybettirilen Mehmet Özdemir  akıbetini sordu.  
Kayıp yakınları ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed  şubeleri, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” eylemlerinde gözaltında kaybettirilen Mehmet Özdemir ile İsmail Bahçeci’nin akıbetini sordu. Amed’deki eyleminin 725’inci haftasında Rezan (Bağlar) ilçesinde bulunan Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde yaptı. Kaybettirilenlerin fotoğraflarını açan aileler, 26 Aralık 1997’de Amed’de kaybettirilen Mehmet Özdemir’in akıbetini sordu. Açıklamaya sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.
‘UNUTTURMAYA KARŞI HATIRLATTIK’
Açıklama öncesinde konuşan İHD Amed Şubesi Başkanı Abdullah Zeytun, şunları dile getirdi: “2022 yılının son eyleminde yine geçmişle yüzleşmenin talebi için buradayız. 2022 yıllı haksızlık ve hukuksuzluklarla geçen, cezasızlık başlayan ve cezasızlıkla biten bir yıl oldu. Zaman aşımının ve faillerinin soruşturulmadığı bir yıl oldu. Sembol davalardan Musa Anter’in davasının düşürüldüğü bir yıl oldu. Cezasızlık sistemimin uygulandığı bir ülkede bu karanlık tabloda direniş de sürdü. Tüm bu karamsarlığa ve otoriterleşmeye meydan da okundu. Hakiki bir yüzleşmenin yaratılması için mücadele etmeye devam ettik. Unutturma politikasına karşı hatırlamaya devam ettik. Bütün bu haksız uygulamalara ve insanlığa karşı işlenmiş suçlara karşı, bilinçli sessizliğe karşı mücadele etmeye devam ettik ve edeceğiz.
Bu sessizlik ve unutturma pratikleriyle hiçbir şekilde gözaltına kaybettirilenlerin değerleri unutulmayacak. Gözaltında kaybettirilenler, faili belli şekilde aramızdan koparılanların mücadeleleri asla unutulacak bir değer değildir. Her yıl ve her hafta olduğu gibi akıbetlerini sormaya devam edeceğiz. Hak temelli mücadelemizi sürdürmeye kararlıyız. 2023 yılında da bu hak arayışımız devam edecek, bu yıl böylesi ağır suçlarla geçirdiğimiz yılların son yılı olmasını temenni ediyoruz. Bu yıl adalet sisteminin karşılandığı bir yıl olsun.”
‘BİR MEZAR TAŞI OLSUN’
Sonrasında söz alan Özdemir’ in torunu Bermal Kaya ise, yılardır direnen anneleri selamlayarak, “Bu cinayetlerin failleri belli. Devlet tarafından korundular. Eli katiller hep korundu. Hesabını soran annelerimizin kolları kırıldı. Biz bu meydanlarda hep olacağız. Bu görevi bize devrettiler, bizde sormaya devam edeceğiz. Dedemi istiyorum, dedemi in bir mezar taşının olmasını istiyorum. Dedem ve yoldaşları için mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.
GÖZALTIL VE İŞKENCE 
Askeri baskılar sonucu Amed’in Lîcê (Lice) ilçesine bağlı Araki (Kıyı) köyünden kent merkezine taşınan ve burada birçok kez gözaltına alınan Özdemir, ağır işkenceler gördü. 5 Ağustos 1997 tarihinde evi basılarak gözaltına alınan Özdemir, 4 gün gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakıldı. Gözaltında tutulduğu süre boyunca gördüğü işkenceler nedeniyle kaburgaları kırılan Özdemir, 40 gün boyunca yataktan kalkamadı ve uzun bir süre de çalışamaz hale geldi. 26 Aralık 1997 tarihinde hayvan pazarına gideceğini belirterek sabah evden ayrılan Özdemir, sonrasında Pazara yakın bir arkadaşının evini ziyaret etti. Sonrasında kahvehaneye giden Özdemir görgü tanıklarının anlatımına göre; kahvehaneye gelen sivil kıyafetli, ellerinde telsiz bulunan ve silahlı iki şahıs tarafından beyaz bir taksiye bindirilerek kaçırıldı. Özdemir’in kaçırılma anına tanıklık eden bir kişi bilgiyi eşi Enzile Özdemir’e aktarır ve okuma yazması olmadığı için aracın plakasını alamadığını söyler.
Özdemir’ den haber alamayan eşi Enzile Özdemir, 29 Aralık 1997 tarihinde İHD Amed Şubesine başvurdu. İHD’li avukatların hukuki desteğiyle Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığına bir dilekçe ile başvuran Enzile Özdemir’e yanıt olarak “Mehmet Özdemir, Emniyet Müdürlüğü tarafından gözaltına alınmıştır” damgası vuruldu. Üzerinde hiçbir yetkilinin imzası bulunmayan damga üzerine Özdemir’den haber alamayan Enzile Özdemir, yeniden yetkili kurumlara başvurdu. Bu sefer de kendisine Mehmet Özdemir’in gözaltına alınmadığı bir yanlışlık yapılarak gözaltında olduğunun söylenmiş olabileceği yanıtı verildi. Bu arada “örgüte yardım etme” iddiasıyla hakkında dava açılan Mehmet Özdemir, 23 Ocak 1998 tarihinde hakkındaki suçlamalara karşı beraat etti. Mehmet Özdemir’in ailesi Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na, Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Hakları Komisyonu’na, Diyarbakır Valiliği’ne başvurularda bulundu. Ancak başvurulardan ve iç hukuk yollarından hiçbir sonuç alamayan Özdemir ailesi, 7 Eylül 1999 tarihinde AİHM’e başvurdu. AİHM, 8 Ocak 2008 tarihli kararında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 2’nci maddesindeki yaşam hakkının, esastan ve usulden ihlal edildiğine hükmetti.
Açıklama oturma eylemiyle son buldu.