
DÜNYA İŞÇİ SINIFININ BİRLİK VE MÜCADELE GÜNÜ 1 MAYIS KUTLU OLSUN1 Mayıs, küresel çapta emeğin sermayeye karşı isyan ettiği enternasyonalist bir günüdür.1 Mayıs, dünya proletaryasının ve halkların, ezilen tüm toplumsal kesimlerin ve kimliklerin kapitalizme, emperyalizme, gericiliğe karşı başkaldırı günüdür. 1889 yılında Paris’te toplanan II. Enternasyonal’in kongresinde, 1 Mayıs’ın, “Dünya İşçi Sınıfının Birlik, Dayanışma ve Mücadele […]
DÜNYA İŞÇİ SINIFININ BİRLİK VE MÜCADELE GÜNÜ 1 MAYIS KUTLU OLSUN1 Mayıs, küresel çapta emeğin sermayeye karşı isyan ettiği enternasyonalist bir günüdür.1 Mayıs, dünya proletaryasının ve halkların, ezilen tüm toplumsal kesimlerin ve kimliklerin kapitalizme, emperyalizme, gericiliğe karşı başkaldırı günüdür.
1889 yılında Paris’te toplanan II. Enternasyonal’in kongresinde, 1 Mayıs’ın, “Dünya İşçi Sınıfının Birlik, Dayanışma ve Mücadele Günü!” olarak kutlanmasına karar verildi. Kararı veren II. Enternasyonal, Marks ve Engels’in önderliğindeki Marksist-komünist işçi enternasyonaliydi. II. Enternasyonal, 1886’da ABD’de 8 saatlik iş günü talebiyle patlak veren işçi sınıfının büyük grev ve direnişi anısına 1 Mayısı dünya işçi sınıfına armağan etti. Her ne kadar ısrarla unutturulmaya çalışılsa da, o günden bu yana dünya çapında on milyonların kutladığı 1 Mayıs İşçi Bayramı’nın dünyaya mal olmasını sağlayan öncü kuvvet, Marksizm ve Marksist-komünist hareketti. Burjuvazi ve oportünistler, sendika ağaları, sarı sendikacılık bu tarihsel gerçeği unutturmak için ısrarla mücadele etse de, “Mızrak çuvala sığmadı!”…
137 yıldır kutlanan bir Mayıs, dünyanın bütün ülkelerinde, bütün kıtalarında kapitalizme, emperyalizme, faşizm ve gericiliğe karşı devrim, sosyalizm, politik özgürlük, bağımsızlık için savaş sloganlarının dört bir yanı sarstığı bir kavga günüdür.
“Güneş balçıkla sıvanmaz!” İşçi sınıfını, halkları, ezilenleri hiçe sayanlar yenilmeye mahkumdur. Sömürü ve zulmün saraylarını yakan ve yakacak olan bu ateş, direniş ve zafer ateşidir; hiçbir zalimin gücü de onu söndürmeye yetmedi ve yetmeyecek.
Dünya proletaryası, halklar, ezilenler; ulusal ve toplumsal baskı ve zorbalık altında inim inim inletilen tüm kesimler tarihte her zaman başkaldırarak yol açmıştır; bu, çağımızın da, bugünün de temel politik gerçeğidir. Spartaküs’lerden, Demirci Kawa’lardan, Şeyh Bedrettin’lerden, Pir Sultan Abdal’lardan, Paris Komünü’nden, Büyük Ekim Sosyalist Devrimi’nden, Hitler faşizminin mezara gömülmesinden, Rojava’lardan… beri tarih isyanların tarihidir; “Saraylara Savaş, Klübelere Barış!” haykırışları hiçbir zaman dinmeyecektir…
Her 1 Mayıs’ta sömürüye, zulme, toplumsal adaletsizliğe karşı ayağa kalkan, kavga şiarlarıyla öne atılan umuttur. Tarihin tanıklığıdır: Umut öldürülemez; o her yerdedir, en umutsuz görülen yerde ve anda umut yeniden ve yeniden yeşerir, dal budak salar, dört bir yanı kucaklar… “Elveda proletarya!”, “Elveda sınıflar mücadelesi!”, “tarihin sonu”, “ideolojilerin sonu”, “kapitalizmin nihai zaferi” vb. bayağı propaganda ve sloganlarından, ikiyüzlü burjuva ideolojik saldırısından bugün geriye ne kaldı acaba? Hiçbir şey… Bütün yeryüzü hareketli, her yerden proletaryanın, halkların, ezilenlerin kavga sloganları yükseliyor…
Bu yıl da Türkiye ve Kürdistan’ın dört bir yanında sokaklarda “Yaşasın 1 Mayıs!” sloganları yükselecek… Proletarya ve halklar, tüm ezilen toplumsal kimlikler bir kez daha kendi talepleriyle faşizm ve sermayeye, sömürgeci ve yayılmacı zulme karşı sokaklara çıkacak. Dinci faşist diktatörlüğün terörü, faşist iç savaş taktikleri, kirli, haksız, sömürgeci savaşı, sendika ağalarının manevra ve hileleri bu direniş ve başkaldırıyı önleyemeyecektir. 14 Mayıs 2023 seçimleri de sömürüye, zulme, adaletsizliğe, sömürgeci zorbalığa karşı mücadele eden halkların “Burjuva partilere oy yok, bütün oylar Yeşil Sol Parti’ye!”, “Kahrolsun sermaye düzeni!”, “Kahrolsun faşist diktatörlük!”, “Yaşasın özgürlük!”, “Erdoğancı faşizmi de mezara gömeceğiz!”, “Yaşasın devrim!”, “Yaşasın sosyalizm!” sloganlarıyla öne atılacağı önemli bir çarpışma merhalesi olacaktır.
Açık ki, 14 Mayıs seçimlerine gidilirken 1 Mayıs mücadelesi, yeni bir mücadele dinamizmiyle, moral gücüyle halkların mücadelesini ivmeleyecektir; ezilen, sömürülen sınıf ve tabakaların, Kürt halkının, kadınların, Alevilerin ve ezilen diğer inançların, ezilen kimliklerin, “depremzedeler”in mücadelesine güç katacaktır. Enternasyonal bir mücadele günü olan 1 Mayıs, gerek küresel çapta, gerekse de coğrafyamızda her türlü zulme karşı gerçek bir birlik ve dayanışma zeminidir; bu zeminde en geniş kesimleri birleştirmek, birleşik mücadeleyi yükseltmek gerekir. Bu zemin ve geniş çerçeve, dinsel faşist diktatörlüğü yıkma, politik özgürlük ve sosyalizm mücadelesini geliştirmenin güçlü bir imkanıdır ve biliyoruz ki imkanlar ancak bunları bir silaha çevirebilecekler politik kuvvetler varsa anlamlıdır… Biliyoruz ki, “Hak Verilmez, Alınır!”…
2023 1 Mayıs’ı devrim ve sosyalizm kavgasının güçlendiği bir yıl olsun.
2023 1 Mayıs’ı AKP-MHP ittifakına dayanan dinci faşist diktatörlüğün yıkılması yolunda güçlü bir atılım günü olsun.
YAŞASIN 1 MAYIS!
YAŞASIN PROLETARYA ENTERNASYONALİZMİ!
KAHROLSUN KAPİTALİZM!
YAŞASIN SOSYALİZM!
YAŞASIN DEVRİM!