Bizler, Yaşamı Savunan Gazeteciler olarak artık ölüm haberleri yapmak istemiyoruz.

Bugün, zorla müdahale tehdidi altındaki Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal için buradayız. Ebru ve Aytaç’ın eylemi Türkiye’de hukukun geldiği yeri özetliyor. Türkiye’deki muhalefete yönelik baskılar özellikle son beş yılda tavan yaptı. Bizler de hükümetin bu çaresiz ama bir o kadar saldırgan tavrına karşı dayanışmayı, omuz omuza olmayı savunuyoruz. Halkın avukatlığını yapan bu iki insanın yaşam […]

Bizler, Yaşamı Savunan Gazeteciler olarak artık ölüm haberleri yapmak istemiyoruz.
Bizler, Yaşamı Savunan Gazeteciler olarak artık ölüm haberleri yapmak istemiyoruz.
Cuneyt Yavuz
  • Yayınlanma16 Ağustos 2020 19:09
  • Güncelleme16 Ağustos 2020 19:10

Bugün, zorla müdahale tehdidi altındaki Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal için buradayız. Ebru ve Aytaç’ın eylemi Türkiye’de hukukun geldiği yeri özetliyor. Türkiye’deki muhalefete yönelik baskılar özellikle son beş yılda tavan yaptı. Bizler de hükümetin bu çaresiz ama bir o kadar saldırgan tavrına karşı dayanışmayı, omuz omuza olmayı savunuyoruz. Halkın avukatlığını yapan bu iki insanın yaşam hakkını savunmamız gerekiyor. Bu yalnızca bizim değil tüm insanların vicdani görevidir. Bizler, Yaşamı Savunan Gazeteciler olarak artık ölüm haberleri yapmak istemiyoruz. Yaşama, umuda, özgürlüğe dair haberler yapmak, toplumdaki bu kasvetli havanın dağılmasına tanıklık etmek istiyoruz. Burada bizlere düşen en önemli görev, onurlu bir yaşam için bedenlerini ölüm açlığına yatıran Ebru ve Aytaç’ın taleplerini, seslerini görünür kılmaktır.

Hükümet kör sağır tavrından derhal vazgeçmeli. Ebru ve Aytaç, Adli Tıp Kurumu’nun “hapishanede kalamazlar” raporu doğrultusunda bir an önce serbest bırakılmalı. Yargıtay 16. Ceza Dairesi de kararını açıklamalı ve yeniden yargılamanın önünü açarak yaşama ışık tutmalıdır.

Cuneyt Yavuz