Diyarbakır Cezaevi’nde tutukluya işkence ve ölüm tehdidi

Diyarbakır 3 No’lu T Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Mehmet Sıdık Meşe’nin cop ve sopalarla işkenceye maruz kaldığı, gardiyanların Meşe’yi işkenceyi anlatmaması için ölümle tehdit ettiği belirtildi. Diyarbakır 3 No’lu T Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Mehmet Sıdık Meşe’nin işkenceye maruz bırakıldığını belirten Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Diyarbakır Şubesi, dernek binasında basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya, ÖHD […]

Diyarbakır Cezaevi’nde tutukluya işkence ve ölüm tehdidi
Diyarbakır Cezaevi’nde tutukluya işkence ve ölüm tehdidi
Cuneyt Yavuz
  • Yayınlanma4 Aralık 2020 19:23

Diyarbakır 3 No’lu T Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Mehmet Sıdık Meşe’nin cop ve sopalarla işkenceye maruz kaldığı, gardiyanların Meşe’yi işkenceyi anlatmaması için ölümle tehdit ettiği belirtildi.

Diyarbakır 3 No’lu T Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Mehmet Sıdık Meşe’nin işkenceye maruz bırakıldığını belirten Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Diyarbakır Şubesi, dernek binasında basın açıklaması gerçekleştirdi.

Açıklamaya, ÖHD Eşbaşkanı Bünyamin Şeker, ÖHD Diyarbakır Şube Eşbaşkanları Muharrem Şahin ve Halise Dakalı, Diyarbakır Barosu Başkanı Cihan Aydın ve Meşe’nin ailesi katıldı.

İlk olarak söz alan ÖHD Diyarbakır Şube Eşbaşkanı Muharrem Şahin, şiddete maruz bırakılan tutuklunun ailesinin kendilerine başvurması üzerine gerekli girişimlerde bulunduklarını söyledi.

İşkencenin cezasızlık politikalarının sonucu olduğunu ve son bulması gerektiğini belirten Şahin, “Böylesi durumlar, hukuk ve sosyal devlet anlayışında yer yoktur” dedi.

Şahin işkence vakasının takipçisi olacaklarını ifade etti.

Meşe’nin ağabeyi Murat Meşe, kardeşinin 6 aydır cezaevinde olduğunu ve henüz mahkemeye çıkarılmadığını kaydetti.

“Kardeşimin daha mahkemesi olmadan işkenceye maruz kaldı” diyen Meşe, kardeşinin haftalık telefon görüşmesinde işkenceyi anlattığını belirtti.

Meşe, kardeşinin 15 gardiyan tarafından koğuşundan alınıp başka bir odaya götürülerek cop ve sopalarla işkenceye maruz bırakıldığını aktardı.

İşkence sonrası kardeşinin bir kulağının duymadığını ve gözlerinin de kan çanağına döndüğünü kaydeden Meşe, gardiyanların şiddetin duyulmaması için kardeşi Meşe’yi ölümle tehdit ettiğini söyledi.

Meşe, işkenceyle ilgili sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunduklarını dile getirdi.

‘İdare işkencenin üzerini örtmeye çalışıyor’

Meşe’nin avukatı Azat Taşkın da ailenin kendisine durumu iletmesi üzerine cezaevine gittiğini belirterek, “Cezaevinde, daha önce hiç karşılaşmadığım bir durumla karşılaştım. Giriş kaydı yapıldıktan sonra bir buçuk saat bekletildim. Müvekkilim, cezaevi tarafından çağrılmış ve görüşme gerçekleştirilmiş. İdare, bu konuyu kapatmaya çalışmış” dedi.

Müvekkili ile yaptığı görüşmeyi işkencenin boyutlarını anlatan Taşkın, hazırladığı raporu paylaştı:

Sağ göz altında morarma, kirpik dibi siyah renkli ekimozlar, göz bebeği çevresinde kan oturması olarak tabir edilen görüntü, sol göz üstü kirpik diplerinde siyah renkli ekimozlar, iki gözde şişlik mevcuttur. Müvekkilim görmede bulanıklık yaşıyor. Yüzünde sol taraf ve yanağında şişlik var. Sol kulak içerisinde morarma ve aynı kulağın altı boyun bölgesinde çizik şeklinde morarma ve kızarıklık var.

Müvekkilimin boynunu hareket etmede zorlandığını söyledi. Morarmanı olduğu bölgede ise şiddetli ağrı mevcut olduğunu söyledi. Sağ kol omuz altında kızarıklık olduğu, sol kol üstünde, koltuk altlarında şiddetli kas ağrısı şikayeti olduğunu, sırtta omurilik kemiğinin iki yanında cisimle vurulduğunu andıran morarma mevcut. Tam bel kısmında morarma, sağ ve sol ayak altı ve iç yanlarında avuç içi büyüklük ve genişliğinde mavi mor karışımı ekimozlar mevcuttur.

‘Falakaya yatırılmış’

Yaşanan işkenceden kaynaklı müvekkilinin ayaklarında morarmalar olduğunu aktaran avukat Taşkın, bu durumun da müvekkilinin falakaya yatırıldığı sonucunu çıkardığını ifade etti.

İşkencenin 1 Aralık’ta yaşandığını belirten Taşkın, “Ayın 2 ve 3’ünde ise müvekkilimle rutin görüşmeler yapılmış. Müvekkilim, cezaevi idaresi tarafından sistematik bir şekilde çağrılıp olayın kapatılmasına dönük telkinlerde bulunulmuş” diye konuştu.

Müvekkiline yönelik işkencelerin benzer şekilde birçok cezaevinde sürekli uygulandığını dile getiren Taşkın, şunları söyledi:

Müvekkilim ile son görüşmemde, bu tür vakalar bu cezaevinde çok yaşanıyor. Hemen hemen her gün mahkumların çığlık ve feryatları geliyor. Sistematik bir şekilde psikolojik işkenceye maruz kaldığının itirafıdır. Haftanın çeşitli günlerinde ses ve çığlıkları duyuluyor. Bu durumda psikolojik işkencedir.

‘İşkenceye göz yumanlar cezalandırılmalı’

Son olarak konuşan Diyarbakır Barosu Başkanı Cihan Aydın ise işkencenin yaşandığı cezaevinin Batman Cezaevi’nde yaşanan yangın sonrası faaliyete girdiğini belirterek, o dönemde de tutuklulara yönelik hak ihlallerinin yaşandığını kaydetti.

Söz konusu cezaevinde ciddi insan hakları ihlalleri olduğunu vurgulayan Aydın, “Bu tür işkencelere göz yumanlar da fiili gerçekleştirenler gibi cezalandırılmalıdır” dedi.

İşkence vakasının üstü örtülmesine dönük çalışan tüm yetkililer hakkında suç duyurusunda bulanacaklarını söyleyen Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:

Bizim cezaevi konusunda çalışmalarımız var, bu hak ihlallerini sürekli adli mercilere taşımaya özen gösteriyoruz. Aynı çabayı adli mercilerden de istiyoruz. Faillerin derhal cezaevinden uzaklaştırılmasını istiyoruz ve bir an önce açığa alınmalıdır.