Her 100 ergenden 39’u anne ya da hamile

Uluslararası Çocuk Merkezi (ICC) ve Başkent Üniversitesi Kadın-Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Araştırma ve Uygulama Merkezi (BÜKÇAM) tarafından hazırlanan “Türkiye’de Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Durum Analizi Raporu”, CİSÜ Platformu’nun 28 Nisan’da düzenlediği çevrimiçi konferansta sunuldu. Gençler ve Kadın Sağlığı ve Hakları Program Koordinatörü Prof. Dr. Ayşegül Esin, ergen kız çocuklarının birinci ölüm nedeninin hamilelik […]

Her 100 ergenden 39’u anne ya da hamile
Her 100 ergenden 39’u anne ya da hamile
Cuneyt Yavuz
  • Yayınlanma30 Nisan 2021 14:55

Uluslararası Çocuk Merkezi (ICC) ve Başkent Üniversitesi Kadın-Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Araştırma ve Uygulama Merkezi (BÜKÇAM) tarafından hazırlanan “Türkiye’de Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Durum Analizi Raporu”, CİSÜ Platformu’nun 28 Nisan’da düzenlediği çevrimiçi konferansta sunuldu.

Gençler ve Kadın Sağlığı ve Hakları Program Koordinatörü Prof. Dr. Ayşegül Esin, ergen kız çocuklarının birinci ölüm nedeninin hamilelik ve doğum olduğunun altını çizdi. Esin, erken ve zorla çocuk yaşta evliliklerin meşrulaştırılıp yaygınlaşmasına bağlı olarak ergenlik dönemindeki gebeliklerin sık ve yüksek riskli olduğuna vurgu yaptı. Her 3 ergenden birinin erken doğum yaptığına dikkat çeken Esin, anne ve bebek ölümlerinin ergen evliliklerde 5 kat daha riskli olduğuna da değindi. Esin, önlenebilir anne ölümlerinin sıfıra indirilebilmesi için çocuk yaşta evliliklerin önlenmesi gerektiğini söyledi. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması gerektiği vurgulanan etkinlikte, 2018’deki Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması’na göre erken gebelik hızının binde 30 olduğu anımsatıldı.

Rapora göre, Türkiye’de her üç ergen gebelikten birisi erken doğumla sonuçlanıyor. Konuşmacılar, özellikle Türkiye’de çocuk yaşta, erken ve zorla evlilikleri meşrulaştıran söylemlerin ergen hamileliği oranlarını artırdığını, Suriyeli göçmenler arasında ergen gebelik oranlarının çok daha fazla olduğunun altını çizdi. Türkiye’de yaklaşık 3,6 milyon kayıtlı Suriyeli göçmenler arasında yapılan araştırmaya göre, her 100 ergenden 39’u ya anne ya da hamile.

Etkinlikte, LGBTİ+’lara yönelik nefret söylemleri ve nefret suçlarının arttığına değinildi. ILGA Europe’un 2020 Gökkuşağı Haritası’na göre Türkiye’nin LGBTİ+ların yasal ve politik insan haklarının korunması konusunda 49 ülke arasında 48. sırada olduğu eklendi.

Ayrıca LGBTİ+’lara ilişkin yapılan bir araştırmaya değinilen etkinlikte, katılımcı 2 bin 875 kişiden yüzde 14’ünün cinsel yönelimi veya cinsiyet kimliği nedeniyle ayrımcılığa maruz bırakıldığı belirtildi.
Geçici koruma altındaki Suriyeli mültecilerin yüzde 70’ini kadınlar ve çocukların oluşturduğu hatırlatılan etkinlikte, dil bariyeri ve düşük sosyoekeonomik durum başta olmak üzere pek çok nedenden dolayı Suriyeli kadınların sağlık hizmetlerine ulaşamadıkları aktarıldı. Türkiye’nin toplumsal cinsiyet uçurumda ise 153 ülkeden 130’uncu sırada olduğu da belirtildi.

(Haber Fotoğrafı: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu)