İHD Amed Şubesi ve kayıp yakınları, eylemlerinin 730’uncu haftasında

İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi ve kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” eylemlerinin 730’uncu haftasında Rezan (Bağlar) ilçesinde bulunan Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde açıklama yaptı.  Kaybettirilenlerin fotoğraflarının açıldığı eylemde, “Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın” pankartı açıldı. Eylemde, 10 Şubat 1991’de Şirnex’in Cizîr ilçesinde gözaltında kaybedilen Cemal Geren failleri soruldu.  Eylemde konuşan İHD Amed […]

İHD Amed Şubesi ve kayıp yakınları, eylemlerinin 730’uncu haftasında
İHD Amed Şubesi ve kayıp yakınları, eylemlerinin 730’uncu haftasında
Cuneyt Yavuz
  • Yayınlanma4 Şubat 2023 14:24
İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi ve kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” eylemlerinin 730’uncu haftasında Rezan (Bağlar) ilçesinde bulunan Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde açıklama yaptı.  Kaybettirilenlerin fotoğraflarının açıldığı eylemde, “Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın” pankartı açıldı. Eylemde, 10 Şubat 1991’de Şirnex’in Cizîr ilçesinde gözaltında kaybedilen Cemal Geren failleri soruldu. 
Eylemde konuşan İHD Amed yöneticisi Ercan Yılmaz, 15 yılı aşkın bir süredir Amed’te Koşuyolu Parkı’nda kayıp yakınlarıyla birlikte adalet arayışlarına devam ettiklerini belirterek, “Her koşulda, karda, kışta, yazın sıcağında ailelerimizin, kayıp yakınlarının, sivil toplum örgütlerinin ve hak savunucuların talepleri aynı. Türkiye’de 90’lı yılların başında yaşanan kayıp ve faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması, geçmişle yüzleşme, onarıcı adaletin sağlanması tek talebimiz. Bu talebimiz aydınlatılmamış, tek bir faili meçhul cinayet kalmayana kadar devem edecek” dedi.
Geren ailesinin ikamet ettiği Cizîr ilçesine bağlı Çağlayan köyünün 1990’ların başında askerler tarafından yakıldığını hatırlatan Amed İHD Yönetim Kurulu Üyesi Fırat Akdeniz de, Geren ailesinin de koruculuğu kabul etmediği için ilçe merkezine taşındığını belirtti. Aileye karşı baskıların ilçe merkezinde de devam ettiğini ve aile bireylerinden Mehmet Geren’in defalarca gözaltına alındığını ve işkence gördüğü bilgisini paylaşan Akedeniz, şöyle devam etti: “İlçede görev yapan itirafçı Abdülhakim Güven ve Bedran kod adlı Adem Yakin, Mehmet Geren’i Cizre’den ayrılması yönünde tehdit ediyordu. Tehdit edilmesinin hemen ertesi günü, Mehmet Geren Cizre’yi terk ederek, eşiyle birlikte İstanbul’a yerleşti. Mehmet Geren, İstanbul’da tekrar gözaltına alındı ve 12 gün boyunca kendisinden hiç haber alınmadı. O sırada oğullarını ziyaret etmek için İstanbul’da bulunan ailesi, Mehmet Geren’i sormak için karakola gitti. Kendilerine önce Mehmet’in orada olmadığı söyleyen karakol yetkilileri, daha sonra gözaltında olduğuna dair aileyi bilgilendirdi. 12’nci günün sonunda serbest bırakılan Mehmet Geren, İstanbul’dan ayrılarak Malatya’ya taşındı. Malatya’da birkaç yıl kaldıktan sonra tekrar gözaltına alındı ve işkence gördü. Bu olaydan sonra Mehmet Geren ailesiyle birlikte tekrar İstanbul’a taşındı.”
Mehmet Geren’in annesi, babası ve kardeşi Cemal’le birlikte Cizre’de yaşamaya devam ettikleri sırada işe giderken bir daha kendisinden haber alamadıklarını anımsatan Akdeniz, “25 gün boyunca ailesi Cemal’den hiçbir haber alamadı. Cemal’in kayboluşunun 25’inci gününde civar köylerden bir kişi tarlasının yakınında bir ceset bulmuş ve durumu polis merkezine bildirmişti. Polis merkezinde bulunan yetkililer, cesedi bulan köylülere, ‘bir çukur kazıp cesedi içine atmasını’ söyler ancak cesedin üzerinden çıkan nüfus cüzdanından Cemal’in olduğu anlaşılır. Köylülerden Geren ailesini tanıdıkları için cesedi bir battaniyeye sararak hastaneye getirmişlerdi. Geren’in cenazesi hastanede ailesine teslim edilir. Aile, o dönemde tehdit edildikleri ve can güvenlikleri olmadığı için hiçbir hukuki girişimde bulunamaz. Cemal Geren dosyası o tarihten günümüze faili meçhul olarak tozlu raflarda kalır” diye konuştu.
Açıklama oturma eylemiyle sonlandı.